Evde her şeyi ben mi hatırlıyorum? Çiftler için zihinsel yük ve iş bölümü
“Söyleseydin ben yapardım.” Evde sık duyduğunuz bir cümleyse, konuşmayı hep aklınızda tuttuğunuz tek bir işe getirerek başlayabilirsiniz. Evdeki zihinsel yük, bir ihtiyacı fark etmek, plan yapmak ve işin tamamlandığını takip etmek için harcanan çabadır. Bir işi paylaşırken onu kimin yapacağı kadar, yapılması gerektiğini kimin hatırlayacağını da kararlaştırabilirsiniz.
Bir okul gezisi için evde kim neyi hatırlıyor?
Örnek bir aile düşünün. Perşembe günü okul gezisi var. Bir ebeveyn sabah çocuğu okula götürmeyi üstleniyor. Diğeri duyuruyu okuyor, izin kâğıdının son gününü hatırlıyor, yağmur ihtimaline göre yedek giysi ayırıyor ve çıkış saati değiştiğinde haber veriyor. İkisi de emek veriyor. Akşam “Bu gezi için ne yaptık?” diye konuştuklarında, arabayı kullanmak kolayca akla gelirken salı günü doldurulan izin kâğıdı unutulabiliyor.
Evdeki bir örneği incelerken kendinize şu soruyu sorun. Yarın hiç kimse hatırlatmazsa bu işi kim fark edecek? Cevap hep aynı kişiyse iş listesinin yanında planlama sorumluluğunu da konuşmak için bir nedeniniz var.
Zihinsel yük ile stres arasında nasıl bir ilişki var?
Aviv ve çalışma arkadaşları, küçük çocuğu olan 322 anneye 30 ev işinin planlama ve uygulama aşamalarını sordu. Planlamadan daha fazla sorumlu olduğunu bildiren anneler, daha yüksek stres de bildirdi. Veriler annelerin kendi bildirimlerine dayanıyor. Çalışma, tek bir çiftin yaşadığı stresin nedenini belirlemiyor. Araştırmanın yöntemini ve sonuçlarını okuyun.
“Her şeyi ben düşünüyorum” konuşmasını nasıl açabilirim?
İkinizin de zamanının olduğu bir an seçin. Geçen haftadan bir olayı, sizi zorlayan kısmı ve istediğiniz değişikliği kendi kelimelerinizle anlatın. Aşağıdaki örnek konuşma bu yazı için hazırlanmıştır.
“Gezi günü okula sen götürdün. İzin kâğıdını yetiştirmek ve saati kontrol etmek de benim aklımdaydı. Bir sonrakinde okul duyurusunu okumayı, gerekenleri planlamayı ve saati takip etmeyi sen üstlenebilir misin?”
“Olur. Duyurular şu anda sadece sana geliyor. Önce okulun ikimize de göndermesini nasıl sağlayabileceğimize bakalım. Ben son tarihi kendi takvimime yazabilirim.”
İkinci cümledeki ayrıntı önemli. Bilgiye yalnızca bir kişi ulaşıyorsa diğerinin görevi devralması zorlaşır. Ortak takvim, okulun resmî duyuru kanalı veya mutfakta görünür bir not işe yarayabilir. Bunları güncel tutacak kişinin kim olacağını da konuşun.
Bu hafta tek bir iş için deneyebileceğiniz paylaşım
Aşağıdaki dört satırı ayrı ayrı doldurun, sonra yan yana okuyun. Her şeyi bir oturuşta yeniden düzenlemeniz gerekmez.
- Seçtiğimiz iş — Bu hafta takip edilmesi gereken iş hangisi?
- Sorumlusu — Başlangıçtan sonuna kadar takibi kim üstlenecek?
- Tamamlanma ölçütü — İkimiz de işin bittiğini nasıl anlayacağız?
- Aksama planı — Vardiya, hastalık veya beklenmeyen bir durum olursa ne zaman haber vereceğiz?
Hafta sonunda görev sayısını karşılaştırmak yerine yaşanan bir ana dönün. “Çarşamba akşamı ben hatırlatmadan iş ilerleyebildi mi?” veya “En çok hangi bilgi eksikti?” gibi bir sorudan başlayabilirsiniz. Çalışma saatleri, bakım sorumlulukları ve dinlenme ihtiyacı değiştikçe paylaşımı birlikte gözden geçirin.
Konu her seferinde aynı tartışmaya dönüyorsa
Bir sonraki konuşmada “kim daha çok çalışıyor?” sorusu etrafında dönüp durduğunuzu fark ederseniz, tek bir olay ve tek bir değişiklik isteğine dönebilirsiniz. Çift olarak bir uzmanla görüşmeyi düşünüyorsanız bu örneği yanınızda götürmek, neyi konuşmak istediğinizi anlatmanıza yardımcı olabilir. Partnerle çift terapisi fikrini konuşma rehberi ve Ankara’da çift terapisi hakkında bilgi.
Çift terapisi fikrini partnerime nasıl açabilirim?
Neden Sürekli Yanlış İnsanları Seçiyorum?
Birine Bağımlı Hale Geldiğinizi Gösteren İşaretler