Yazar: <span>Ankara psikolog</span>

Ankara Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Nedir?

Ankara Okb Psikolog

Ankara Okb Psikolog Nedir?

Ankara Okb Psikolog arayışınızda sizlere yardımcı olabiliriz.Obsesif kompulsif bozukluk yani kısaca OKB, şiddetli anksiyete ve tekrarlayan davranışlarla karakterize bir zihinsel sağlık durumudur. Pek çok insan bozukluğun ne anlama geldiğini bilse de, çok az insan onun gerçekte ne olduğunu anlıyor. Obsesif kompulsif bozukluk, tartışılması kolay bir konu değildir, ancak dünya çapında milyonlarca insanı etkileyen bir durumdur. Obsesif kompulsif bozuklukla ilgili temel sorun, günlük yaşamda ciddi sorunlara neden olmasıdır. Bu sorunlar, utanç verici sosyal etkileşimlerden maliyetli hastaneye yatışlara kadar uzanmaktadır. Bu rahatsızlıkla mücadele etmenin en iyi yolu, uyarı işaretlerinden haberdar olmak ve hemen bir doktora görünmektir.

 

 

OKB, hastanın müdahaleci olarak deneyimlediği tekrarlayan düşünceler, korkular veya görüntülerle karakterizedir. Düşünceler veya görüntüler, bozukluğu olan kişinin endişeli veya korkmuş hissetmesine neden olabilir. Ayrıca kişinin hızlı kalp atışı veya mide bulantısı gibi fiziksel semptomlar yaşamasına neden olabilirler. Bu düşünceler veya görüntüler, kişinin temel inançları ve değerleri ile uyumlu olmadığı için araya girici ve istenmeyen olarak deneyimlenir. Obsesif-kompulsif bozukluğu olan bir kişi, bu düşünceleri veya görüntüleri zihninde tehditkâr bir varlık olarak deneyimler ve şiddetli kaygı ve korkuya neden olur.

OKB, kişinin günlük yaşamını aşırı derecede bozabilir. Örneğin, bozukluğu olan biri, evini veya ofis alanını aşırı derecede temizleyebilir ve ayrıntılar ve görünümlerle aşırı derecede ilgili olabilir. Ayrıca küçük hatalar yaptıkları için kendilerini sürekli eleştiren mükemmeliyetçi olabilirler. Bu sürekli özeleştiri, bazı durumlarda depresyona ve hatta intihar düşüncelerine yol açabilir. Kaygıyı azaltmak için, bozukluğu olan kişiler genellikle belirli kuralları veya rutinleri izleyerek duygularını boğmaya çalışırlar. Örneğin, belirli nesneleri tekrar tekrar sayabilir veya belirli görevleri çok yavaş gerçekleştirebilirler. Bu ritüeller veya diğer zihinsel rutinler o kadar kökleşmiş olabilir ki kırılmaları imkânsız hale gelebilir.

Obsesif-kompulsifleri olan bazı insanlar, düşünce kalıplarının normal düşünceden ne kadar farklı olduğunu anlamakta zorluk çekse de diğerleri bu semptomları hiç yaşamazlar. Ek olarak, obsesif-kompulsif bozukluk teşhisi konan tüm insanlar günlük işlevsellikte sorun yaşamazlar; birçoğu, kendilerini kişisel olarak etkileyen sorunlar olmadan mutlu ve üretken bir hayat sürüyor. Bununla birlikte, her obsesif-kompulsiftik vakası farklıdır ve uygun bir tedavi planı belirlemek için bireysel teşhis gerektirir.

Obsesif-kompulsiftik, bir kişinin günlük yaşamını son derece rahatsız edici olabilse de kişisel ilişkiler üzerinde her zaman olumsuz etkileri yoktur. Çoğu insan obsesif-kompulsiflerin kendilerini nasıl etkilediğinin farkında olmasa da sendromun yan etkilerinden dolayı kişisel ve mesleki yaşamlarında sorunlar yaşayabilirler. Bu rahatsızlıkla mücadele etmenin en iyi yolu, uyarı işaretlerinin farkında olmak ve iyileşme sürecine başlayabilmeniz için hemen bir psikoloğa görünmektir.

Ankara Okb Psikolog randevu almak için aşağıdaki link’e tıklayabilirsiniz.

Sağlıklı Bir İlişkiyi Nasıl Anlarız

Sağlıklı Bir İlişkiyi Nasıl Anlarız

Sağlıklı Bir İlişkide Olduğumuzu Nasıl Anlarız?

İlişkimiz bizi mutlu ediyor ve hayatımızda sırtımızı dayayabileceğimiz, güvenebileceğimiz bir insan var ise hayatta bizden mutlusu yoktur. Karşılıklı güven ve birbirimiz hakkındaki düşüncelerimizi özgürce paylaşabilmek mutlu ve sağlıklı bir ilişki nin en temel gereksinimleridir. Eğer ilişkimizi arada sırada sorguluyor, şüpheler duyuyor, kendimizi bazı konularda rahatsız ve engellenmiş hissediyorsak, bu bizim için sağlıklı olmayan bir ilişkide olduğumuzun göstergeleri olabilir. Dilerseniz biraz doğru bir ilişkide olup olmadığımıza göz atalım.

  1. Yaşadığımız ilişkide korku hissetmiyorsak

Bu bağlanma korkusu da olabilir, karşımızdakinin bize bir şekilde zarar verebileceği korkusu da. Eğer ilişkimizde güven hissi varsa ve hem bağlanmaktan hem de bu kişinin bize bir zarar verebileceğinden çekinmiyorsak doğru bir ilişki yaşıyoruz diyebiliriz.

  1. İlişkiyi saklama gereği hissetmiyorsak

Sağlıklı  bir ilişki de taraflar beraber oldukları kişiyi ve ilişkilerini gizleme gereği hissetmez. Özgürce aileleriyle, arkadaşlarıyla hatta dünya ile paylaşmak isterler. Bizim ilişkimiz de böyle mi yoksa taraflar ilişkilerini saklamaya mı çalışıyorlar buna bakmak gereklidir.

  1. Birbirinden sır saklama gereği duymamak

Eğer ilişkimizde birbirimizden sakladığımız önemli sırlar varsa bu ilişkinin doğru olmadığının önemli bir göstergesi olabilir. Sağlıklı bir ilişki lerde taraflar birbirlerinden bir şeyler gizlemek şöyle dursun, aksine, birbirlerine olabildiğince açık ve dürüst olmaya çalışırlar. 

  1. Birbirini gizlice takip etmeye çalışmamak

Doğru ve sağlıklı ilişkilerde, iki taraf da birbirine karşı açık ve dürüst olacağından, birbirlerini gizlice takip etmek zorunda hissetmezler. İlişkinizde karşı tarafın sizden sakladıkları olduğunu düşünüyor ve onu yakalama arzusu hissediyorsanız bazı şeyler gerçekten yanlış demektir. Aynı şekilde sizin de karşınızdakinin arkasından çevirdiğiniz dolaplar olmamalıdır.

  1. Kendinizi karşınızdaki kişiden üstün görmemek

“Davul bile dengi denginedir” sözü ilişkiler için genellikle geçerlidir. Sosyal, ekonomik, entelektüel ve eğitimsel farklar olsun, ailevi farklılıklar olsun, kişisel ilişkilerde bir yere kadar tolere edilebilirler. Duyduğunuz aşkın etkisiyle bir süre görmezden geldiğiniz bu farklar, çatışmalar ve anlaşmazlıklar başladığında su yüzüne çıkar. Arada derin ve aşılamaz farklılıklar var ise, bu eninde sonunda ilişkinin parçalanmasına yol açabilir. 

  1. İlişkide olduğunuz kişinin başarılarını kıskanmamak

İlişkilerde en önemli gereksinimlerden biri de, kişilerin birbirlerinin başarılarını desteklemeleri ve her zaman daha iyisine ulaşmalarını içten bir şekilde dilemeleridir. Eğer ilişkinizde birbirinizin daha başarılı olmasını istiyor ve bu konuda birbirinize elinizden gelen desteği verebiliyorsanız sağlıklı ve doğru bir ilişkidesiniz diyebiliriz. Gerçekten birbirini seven insanlar, birbirlerinin başarılarına sevinir ve daima birbirlerini desteklerler.   

  1. Anlaşmazlıkları o anda çözmeye çalışmak

Her sağlıklı ilişkide sorunlar ve anlaşmazlıklar da olur. Önemli olan bu sorunları biriktirmemek, ertelememek, o anda konuşup, tartışıp üstesinden gelebilmektir. Ertelenen, sonraya bırakılan sorunlar zamanla birikir ve haddinden fazla artarlar. En sonunda taraflar birbirlerine patlayarak ilişkiye onarılamaz zararlar verebilirler. Siz de sorunlarınızı o anda konuşup giderebiliyorsanız, sonraya atmıyorsanız doğru bir ilişkide olduğunuzu söyleyebiliriz.

  1. Doğru iletişim kurabilmek

İlişkilerde doğru şekilde iletişim en önemli etkendir. Doğru iletişim; tarafların birbirleri hakkındaki memnuniyetlerini ve memnuniyetsizliklerini yüz yüze konuşabildikleri ortamlar yaratabilmelerinde yatar. Her iki taraf da birbirlerini dinlemeye gönüllü ise, kimse kimseyi manipüle etmeye çalışmıyor, gerçekten sorunları anlamaya ve çözmeye uğraşıyorsa o ilişkinin doğru ve sağlıklı olduğundan söz edebiliriz.

  1. Farklılıklara saygı göstermek

Her insan birbirinden farklıdır. Herkesin farklı bir yetiştirilme tarzı, farklı bakış açıları ve değerleri olması normaldir. Eğer arada uçurumlar yoksa ve ortak noktalarda buluşulabiliyorsa bu, ilişkiyi yürüten unsur olacaktır. Her durumda kendimizi karşımızdakinin yerine de koyarak düşünmeli ve onun bakış açısını da anlamaya çalışmalıyız. Bize kabul edemeyeceğimiz derecede ters gelen durumlar haricinde ortak anlaşma noktaları bulabiliyor isek, o ilişkinin doğru yolda olduğunu söyleyebiliriz.

  1. İlişkide kendimizi kaybetmemek

Bu ilişkilerde en çok zorlanılan unsurlardan biridir.  Özellikle ilişki çok iyi gidiyorsa, çoğunlukla kişiler ilişkinin baş döndürücü temposuna kapılıp kendilerinden vazgeçerler. Bu, arada sırada iyi gelse de, hiçbir zaman hobilerinizden, hayatınızdan, ilişkiniz dışındaki meşguliyetlerinizden tamamen vazgeçip kendinizi ilişkiye aşırı kaptırmamanız gerekir. Siz kendi kendinize bir bireysiniz ve ilişkiniz hayatınızın mutluluk verici bir parçası. Bunu asla unutmamalısınız. Her iki taraf da ilişkide kendinden vazgeçmek zorunda kalmadan birbirlerine sevgi ve mutluluk içinde sarılabiliyorsa bu ilişkinin doğru bir ilişki olduğundan söz edebiliriz.

İlişki, Çift terapisi için uzman Psikolojik Danışman  Emine Toklu Başkak için randevu oluştur.

Ankara Psikolog 

 Ankara Klinik Psikolog

Ankara Aile Danışmanlığı

Sinema Terapi

SİNEMA TERAPi

 

Sinema sanatı, kullanılan birçok teknik yardımı ile insan yaşamına ve hayallerine dair her şeyi içinde barındıran, bizi adeta bize geri yansıtabilme gücüne sahip gerçeğe en yakın sanat türüdür. Görsel ve işitsel yönü ile insan üzerinde derin etkiler bırakan sinema sanatının saldırgan davranışların ortaya çıkmasında etkili olduğu bilinmektedir. Ancak filmlerin insan üzerinde bu yönde bir etkisinin olması aslında iyileşme yolunda da kullanılabilecekleri anlamına gelmektedir.

Kendimizi filmlerde bulmak.. Sinema Terapi

Read more

Aile Dizimi Nedir?

Aile Dizimi Nedir?

Aile Dizimi Nedir Ve Nasıl Yapılır?

Son yıllarda çok konuşulan ve gündemde olan bir konu olan aile dizimi nedir ve nasıl yapılır hakkındaki bilgileri sizler için hazırladık.

Aile dizimi kişinin geçmişte yaşamış ailesi ve köklerinden gelen farkında olmadan alıp kabul ettiği ve hayatında etkili olan genellikle olumsuz durumları ortaya çıkaran bir psikoterapi çalışmasıdır.

Bu çalışma büyük derinliği olan aslında insanlık deneyiminin kendisini anlatan bir çalışma olarak kabul edilmektedir.

Çalışma hakkında birçok bilgi ve uygulama bulunmasının yanında aile dizimi aslında insanlık deneyimini tam olarak ortaya çıkarak ve kişinin kendi hikayesine dışarıdan bakabileceği bir yöntemdir.

Aile Dizimi Neden Yapılır?

Aile dizimi psikolog aile psikolog çift terapisi ümitköy ergen psikolog ankara ergen psikolog
psikolog

Aile dizimi kişinin hayatında tekrarlayan ve nedenini tam olarak bilemediği durumlar ile ilgili yapılan bir uygulamadır. Genellikle ilişki problemleri, para problemleri gibi sorunların kaynakları aile dizimi ile bulunmaktadır.

Kişinin bu tür problemleri yaşamasına neden olan geçmişte ailesinin yaşamış olduğu göçler, kürtajlar, düşük bebekler, anne veya babanın yaşamış olduğu göçler, bir yerden başka bir yere gitmek zorunda kalmak gibi durumlar yer almaktadır.

Aile dizimi yaptırmak isteyen kişi kendisi hayatındaki çıkmazları ve tekrar eden sorunları fark ederek bu yöntemi isteyerek katılabildiği gibi bazı kişilerinde merak ettikleri için bu dizimi yaptırmaları mümkün olmaktadır.

Aile Dizimi Nasıl Yapılır?

Aile dizimi yapıldığında kişi kendinden kısaca bahseder ve hayatında tekrarlayan sorunlarını dile getirir. Daha sonra yönlendiren yani dizimi kolaylaştırma görevini üstlenen kişi sorunları dinledikten sonra kişiyi daha önce hiç tanımadığı bir gruba yönlendirerek bu grup içerisindeki kişilerden kendi hikayesine göre temsil edilen durum için kişileri kaldırması söylenir. O kişide seçtiği kişileri kaldırarak alana dizer. Bu sırada kişi kendi zihnindeki fotoğrafı sunmaktadır.

Bunun için kişinin alan oluştururken gruptaki kişileri kendi seçmesi ve alana yerleştirmesi oldukça önemlidir.

 

Böylelikle o konuya dair ya da o kişiye ve o ilişki bitimine dair bu fotoğrafı görülür ve kişi de görür. Çünkü bu çalışmayı gerçekleştiren bu çalışmaya yaptırmak isteyen kişi çalışmanın içerisine dahil olmaz. Buradaki en mucizevi şey de kişinin kendi zihnindeki fotoğrafı sandalyede oturup dışarıdan izleme fırsatı elde etmiş olmasıdır.

Bu duruma dışarıdan bakma ve şahitlik etmek adı verilmektedir. Bu şahitlik sonrasında da kişinin çalışma içerisindeki sorunların çözümlemesi sağlanmaktadır. Artık bu şahitlikten sonra o fotoğrafın sadece kişinin zihninde olduğunun farkındalığı sağlanarak problemleri çözümlenmiş olmaktadır. Bu aşamada çözüm kendiliğinden gelmektedir.

 

Aile dizimi çalışmasında bütünün bir düzenimi vardır ve o düzende orada akmaya başlar ve rahatlama olur. Çözümün olduğunu ise kişinin duygularının açığa çıkmasından, ağlama veya derin bir oh çekmesinden anlamak mümkündür.

 

Aile dizimi aslında insan olarak herkesin başka hikayeler yaşasa da benzer duygulara sahip olduğunu ve her insanın yaşamın özüne katkı sunduğunu gösteren bir yöntemdir. Bu yöntem sonucunda çözümlemelerin kendiliğinden olduğu ve bir türlü ilerleme kaydetmeyen sıkışmış enerjilerin akmaya başladığı ve insanın bunların etkisiyle daha hızlı rahatladığı görülmektedir.

 

Çift ve Aile Terapisi için psikolog tercihi yaparak randevu oluşturabilirsiniz.

 

Kaygı Ve Panik Ataktan Kurtulma Teknikleri

Kaygı Ve Panik Ataktan Kurtulma Teknikleri

Kaygı Ve Panik Ataktan Kurtulma Teknikleri

Birçok insan için hayatını olumsuz yönde etkileyen hastalıklar arasında bulunan kaygı ve panik atak rahatsızlıkları kişinin sadece özel anlarını değil günlük aktivitelerini de etkileyen durumlardır. Kaygı hallerinde ve panik atak durumlarında neler yapılabilir ve nasıl bu rahatsızlıkların etkisi hafifletilebilir sorularının yanıtlarını sizler için derledik.

 

Kaygı Döngüsü
Kaygı, Negatif Düşünceler

Topraklama Teknikleri Nelerdir?  

Kaygı hallerinde kişiyi daha iyi hissetmesi için kullanılan tekniklerden biri olan topraklama teknikleri kişinin kaygılı olduğu esnada kullanabileceği ve kaygısını dindirerek rahatlayabileceği yöntemlerdir.

Dış Görüş Tekniği

Kişi kaygılandığı hallerde mahvoldum bittim gibi yorumlarda bulunarak kaygı halini daha da arttırmaktadır. Bu durumlarda kullanılan bir teknik olan dış görüş tekniği oldukça faydalı bir yöntemdir. Kişi bu durumdayken kendi duygularını başka bir tarafından yorumlamaya başlar. Bu dışarıdan bir kişinin anlatımı demektir. Öyle ki kişinin kaygılı olduğu durum ve konu ne ise onu tamamen üçüncü bir şahıs gibi duyguya yer vermeden anlatmasıdır. Örneğin yarın sınav var ve sınav için gerekli hazırlıklar yapıldı her şey yolunda gibi kişinin kendini sakinleştirmeye çalışmasıdır.

Güvenli Bir Alan Çalışması

Bu çalışmada ise kişi yüksek derecede kaygı hissettiği için rahatlama çalışması olarak kendini daha önce gittiği veya güvenli bulduğu bir yerde düşünmeye çalışması şeklinde gerçekleştirilmektedir. Kişi kendini istediği yerde hayal eder ve yavaş yavaş eski kaygılı ve endişeli halinden kurtulur.

Güvenli alan kişinin kendini huzurlu hissettiği her yer olabilmektedir.

 

 

Güvenilen Bir Kişiden Destek Aldığını Düşünmek

 

 

Kaygı ve panik atak durumlarında kişinin kendisine o an yanında olmasını istediği kişiler ve onlar olsaydı ne tavsiye ederlerdi şeklindeki düşünceleri ile rahatlatması şeklinde olmaktadır. Örneğin yanımda en yakın arkadaşım olsaydı ne tavsiye ederdi gibi düşünceler de bu durumda rahatlamaya ortam hazırlamaktadır.

Yaşanılan Ana Gelme Çalışmaları  

Çoğu kişide kaygı halinde düşünceleri kontrol etmek mümkün olmadığı gibi aynı anda birçok olumsuz düşüncede insanın zihninde uçuşmaya başlamaktadır. Böyle olduğu zaman kişinin kontrol edebilme seviyesi de düşebilmektedir. Ana gelebilme çalışması ise en kısa şekilde kişinin kaygılarından kurtulmasına yardımcı olmaktadır.

Ana gelme çalışması aslında kişinin içinde bulunduğu anda kalmasına yardımcı olan bir yöntemdir. Buna 5, 4,3,2,1 yöntemi de denilmektedir. Bu yönteme göre kişi yüksek kaygı hissettiği anlarda etrafında bulunan 5 şeye odaklanmaya çalışmalıdır. Burada aynı zamanda 5 duyu organını kullanarak da farkında olma işlevi bulunmaktadır. Kişi 5 tane cisim seçerek onlardan 4 tanesinin nasıl olduklarına odaklanmaya başlar dokunsa olarak katı cisim mi yoksa yumuşak bir cisim mi şeklinde algılamaya çalışır. Daha sonra etrafında bulunan 3 sesi tanımlar ve onlara yoğunlaşır. Ardından etrafta bulunan 2 adet kokuyu algılamaya çalışma da yapılır. En sonunda ise kişinin etrafında bulunan bir cismin tadına yoğunlaşıp böylece 5 duyu organı kullanılarak anda kalmaya çalışılır.

Nefes Alma Çalışmaları  

Kişinin anda kalmasını ve zihnin karmaşasından kurtulmasını sağlayan en önemli yöntemlerden biri de derin nefes alma çalışmalarıdır. Panik atak ve kaygı anlarında kişinin nefes alışları bozulduğu bilinmektedir. Bu durumda kişi nefesine odaklanarak ve sadece derinden nefes almayı düşünerek en az 8 kez nefes çalışması yapmalıdır. Günlük hayatta daha derin nefesler alan kişilerin kaygı bozuklukları ile karşılaşma oranının daha fazla düştüğü belirtilmektedir.

Fiziksel Aktiviteler Yapmak

Hareket ve spor yapmak sağlık için oldukça faydalı olmasının yanında kişilerin hastalanmalarını da önleyici etkileri olmaktadır. Özellikle yüksek kaygı durumlarında terletici aktiviteler yapmak kişinin daha az strese girmesini sağlamaktadır. Fiziksel aktiviteler kişinin yaşına ve yaşam şartlarına uygun olarak yapıldığında kaygı seviyesinin azaldığı görülmektedir.

Fiziksel aktivitelerden sonra duş almak da kaygıyı azaltan etkenler arasında yer almaktadır.

Her insanda belirli zamanlarda kaygı artışları bulunabilmektedir bunun sağlıklı olduğunu bilmek ve bu durumu yönetebilmek de bazı yöntemlerden faydalanmakla mümkün olabilmektedir.

 

 

 

 

Çocuklarla Oyun Oynamak

Çocuklarda Özgüven Nasıl Geliştirilir?

Çocuklarda Özgüven Nasıl Geliştirilir

Kişilerin kendilerini tanıması, artı ve eksi yönlerini bilmesi sonucunda neleri yapabilecekleri ve neleri yapamayacakları konusunda bilinçli olması durumudur. Özgüveni yüksek çocuklar yetiştirmek için ailelere pek çok sorumluluklar düşmektedir. Bu konuda okullardaki rehber öğretmenlerden ve kişisel gelişim alanında çalışma yapan uzmanlardan faydalanılmaktadır. Ama ilk eğitim tabi ki ailede verilmektedir.

 

 Özgüveni Yüksek Çocuk Nasıl Yetiştirilir?

 

 Aile içerisinde davranış problemleri olan, birbirlerine saygısı ve sevgisi olmayan ve iletişim bozukluğu olan bir bireyin özgüvenli olması düşünülemez. Sağlıklı bir birey, sağlıklı ailede yetişir. Çocuklarının özgüveni yüksek bireyler olmasını isteyen anne babalar işe ilk kendileri ile başlamalıdır. Ebeveynlerinin beceriksiz, başarısız olduğuna inanan çocuklar asla özgüveni yüksek bireyler olamazlar. Çocuklar rol model olarak ilk önce anneyi ve babayı seçerler. Seçtikleri rol model kendisine güvenmeyen bir birey ise çocuk da kendisine güvenmeyen birey olacaktır. Bunun için anne babalar çocuklarının gözünde hep kendinden emin olmalı ve sözleri ile davranışlarının tutarlı olmasına dikkat etmelidir.

 

 Çocuklara Nasıl Görevler Verilmelidir?

 

 Ebeveynler çocuklarının yaşlarına uygun görevler ve komutlar vermelidir. Yaşının üzerinde beceri gerektirecek bir komut verilen çocuk bu görevi yapamayacağı için çocuğun kendisine olan güveni azalacaktır. Yani beş yaşındaki bir çocuktan elektrik faturasını yatırması beklenmemelidir. Yaşına uygun olmayan bu komut yüzünden çocuk başarısız olacaktır. Başarısız olan çocuk da kendisine olan güvenini yitirecektir. Her yaşın yapabileceği yeterlikler vardır. Çocuklara yaşlarına uygun görevler verilmelidir.

 

 Çocuk Verilen Görevi Yapamazsa Ne Yapılmalıdır?

 

 Çocuk yaşına uygun verilen komutu yapamadı ise ebeveynler sakin olmalıdır. Kötü sözler söylenerek çocuk rencide edilmemelidir. Her bireyin farklı becerileri olduğu, kimisinin bir işi bir seferde kimisinin beş seferde yapabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Çocuğa sevgi ile yaklaşmalı ve uygun bir dil ile durum açıklanmalıdır. Ardından çocuk motive edilerek bu işin tekrar denenmesi sağlanmalıdır. Başarılı olana kadar çocuğa destek çıkılmalı ve kendisine olan güven ifade edilmelidir. Ailesinin arkasında durduğunu gören ve motive olan çocuk verilen komutu yerine getirecektir. Yeter ki ebeveynler çocuğuna olan saygı ve sevgisini göstermiş olsun ve her ne olursa olsun arkasında olduğu duygusunu kazandırmış olsun.

 

Çocuk Psikoloğu Klinik Psikolog Merve Kiraz’dan randevu oluşturmak için randevu talep edebilirsiniz.

Klinik Psikolog

Merve Kiraz

Panik Atağı Yenenler Anlatıyor

Panik Atağı Yenenler Anlatıyor

Bilimsel olarak Panik atak, ani ve düzenli olarak bir panik ya da korku hissinin etkisi altında kalınan bir anksiyete bozukluğudur diyebiliriz. Panik atak sırasında ölüyormuş,kalp krizi geçiriyormuş gibi hissederiz. Nefes alamaz,kalbimiz sanki ağzımızdan çıkıyor gibi hissederiz. Panik Atağı Yenenler Anlatıyor

 Kısaca panik atak belirtileri nelerdir?

  • Nefes almada güçlük
  • Hızlı kalp çarpıntısı
  • Sıcak-Soğuk basma
  • Terleme
  • Bulantı
  • Karın ağrısı
  • Kendinden ve gelecekten kopma
  • Titreme

Panik bozukluk her yaşta ortaya çıktığı gibi özellikle 25 yaşlarında kendini gösterme eğilimindedir. Panik atak hayati tehlikesi olan bir durum değildir bunu bilmeli ve panik anında kendimizi telkin etmeliyiz.

Ayrılık Acısı Nasıl Geçer?

Panik atak anında yapılması gerekenler nelerdir?

Öncelikle durumu kabullenmeli, geçeceğini bunun hayati bir tehlikesi olmadığını bilmeliyiz. Kendimizi olabildiğince telkin edip derin derin nefes almak bizim kalp atışımızı dengeleyecektir. Ek olarak biraz daha rahatlatabilmesi adına yanınızda varsa eğer kolonyayı peçeteye döküp koklamak bizi ferahlatacaktır. Doğru nefes alıp verdiğimiz taktirde kalbimizin ritmi normale dönecek ve panikten kısa sürede kurtuluyor olacağız. Tabi ki sadece bunlar yeterli olmayacaktır bir uzmandan yardım almak kendinize yapabileceğiniz en büyük yardımdır.

Peki ya panik atak hayatımızı ne ölçüde etkiler?

Tedavi edilmeyen panik atak hayat standartlarımızı ciddi anlamda bozabilir. Bunlara bir kaç örnek verecek olursak

  • Evden çıkma korkusu
  • Araba kullanamama
  • Kaza yapacağım korkusu
  • İş yaşantısında ya da okuyorsak okul yaşamında bozukluklar
  • Depresyon
  • Anksiyete ve diğer psikolojik problemler
  • İntihar ve intihar düşünceleri
  • Maddi problemler

Tedavi edilmeyen panik atak daha sonrasında evden çıkmama, kalabalık ortama girememe gibi sorunları beraberinde getirebilir.

Panik Atak tedavisi nasıl olur?

Panik atak daha öncesinde demiş olduğumuz gibi kalp krizi geçiriyor gibi hissetme ve aynı belirtileri verebilir bunun dışında başka diğer hastalıklar ile karıştırılma durumu olabilir. Bu yüzden hastalık geçmişimizi ve öykümüzü uzmanımıza her detayıyla anlatmamız gerekir tam teşhis için bir takım tahliller ile birlikte tanınız konur. Uzmanımız gerek duyarsa ilaç ile tedavi ya da psikoterapi yöntemiyle size yol haritanızı çizebilir. Bazı durumlarda hem ilaç hem de psikoterapi uygun görülebilir.

Ankara Panik Atak Tedavisi için Ankarauzmanterapi.com u tercih edebilir. Randevu oluşturabilirsiniz.

Hafta sonları Ankara Psikolog Kliniği hizmet vermektedir.

Günün her saati randevu oluşturmak için 0552 878 12 11 numaralı telefonlarımız üzerinden bizlere ulaşabilir whatsapp üzerindende bizlere yazabilirsiniz.

Ankara Çocuk ve Ergen Psikolojisi

Kişisel Gelişim Nedir?

Kişisel Gelişim

Kişisel gelişim hepimiz için gerekli olurken çok fazla bilgi kirliliğine de maruz kalırız. Günümüzde her an her türlü bilgiye ulaşmak bu kadar kolay olurken bu durum maalesef bilgi kirliliğine de maruz bırakır bizleri. En iyi kişisel gelişim kitapları önerileri vermek mümkün olurken kişinin kendi ihtiyaçları doğrultusunda yapacağı seçimler daha verimli olacaktır. Emekleyen, sonra yürüyen, sonra okula gidip okuma yazmayı öğrenen çocuğu düşünebiliriz. Hiçbir şey bilmeden geldiği bu dünya da neler başararak devam eder. Başlanan işi yarım bırakmak ya da bin türlü bahanelerle yolu yarım bırakmaktır en büyük sorunumuz.

Kişisel Gelişim Farkındalık

Kişisel gelişim bir bakıma farkında olabilmektir. Farkında olmadan yaptığımız işleri düşünebilir miyiz? uyandık, işimize gittik, yapmamız gerekenleri görev olarak yerine getirdik ve mesaimiz bitti. Farkında olarak yapmak yapılacak işlere daha fazla netlik ve anlayış katacaktır. Daha önce kaslarınızı çalıştırdınız mı? Ya da her hangi bir yeteneğinizin olduğunu ve bu yeteneği denediniz mi? Herkesin doğuştan bir yeteneği muhakkak vardır bunu fark edebilmek de büyük bir farkındalık olacaktır. Kişisel gelişiminiz ve öz güveniniz için yeteneğinizi yavaş yavaş arayıp bulmak ya da üzerinde istikrarlı çalışmak başka türlü bir bakış açısı sağlayacaktır.

Kişisel Gelişim Nedir?

Kişisel Gelişim Nedir?

Kişisel gelişim kişinin kendisini bulmasıdır desek, doğru demiş sayılabiliriz, çok fazla bilgi kirliliğinden de bahsettik. Bilgili olabilmek için her türlü bilgiyi alıp hapsetmek kişisel gelişimimize katkı sağlamazken bizi yoran ve karmaşalı bir zihin hali ortaya çıkacaktır. Yapmak istediklerimiz, olmak istediklerimiz, varmak istediklerimizi sırayla yazabiliriz. Güvenilir kaynaklar, güvenilir kişiler tercih etmeliyiz. Yolunuzda sizi manipüle eden, sizin vaktinizi boşa harcayan her şeyden uzaklaşabilirsiniz. Bu durumlar belki de sizi tıkayan şeylerdir.

Kişisel gelişim kişinin önceki versiyonundan çıkıp kendi içinde en iyi olabilmeye çalışma hali denebilir. Kimseyle yarış halinde olmadan kendi temposunda izlenilen yoldur. Kendini hırpalamadan çalışarak ve emek vererek gelinen noktadır. Bilgi her zaman insanoğlu için cazip olmuştur. Daha önce deneyimlenmeyen şeylere zor olarak bakar ya da ön yargılı tavırla değerlendiririz. Oysa ki bir kaç zorlanmadan sonra insanın yapabileceklerinin sınırı yoktur.

Ankara Çankaya bölgesi Kişisel Gelişim Psikolog randevusu almak için bize ulaşabilirsiniz.

Randevu almak için tıklayın.

Psikolojik Danışmanlık

Özgüven Eksikliği Nasıl Giderilir?

Özgüven Eksikliği Nasıl Giderilir

Özgüven eksikliği başlıca insanların problemlerinden biridir. Yıllar geçtikte teknolojinin de gelişmesiyle insanlar özgüven eksikliği yaşamaya başlıyor. Öncelikle Özgüven ne demek: Özgüven, Kişinin kendi yapabileceklerinden şüphe edip yapamamasıdır.

Özgüven Eksikliğinin giderilmesinin bazı yolları vardır;

  •  Size zarar veren ilişkilerinizi düzenlemek

 İnsanların özgüvenini azaltan ve tamamen yok eden en büyük etkenlerden biri kötü arkadaşlar. Bu kişiler genelde sizin arkadaşınız gibi gözükür ama size oldukça büyük zarar verir. Yaptığınız hareketleri eleştirmeye başlar. Siz doğru olduğunu düşündüğünüz şeyi yaptıysanız bile bu insanların eleştirisi yüzünden kendinizi sorgulamaya başlarsınız. Bir zaman sonra tamamen onlara yenik düşüp “Ben başarısız bir insanım” dersiniz. Böylece olan özgüveninizi yok ederler. Çevrenizde sizin kararlarınızı sorgulayıp, sizi desteklemek yerine size hakaretler eden kişilerden kurtulmanız gerekir. Kurtulduktan sonra anlayacaksınız ki, kendinizi kötü hissetmenize sebep olan en büyük şeylerden biri kötü düşüncelerdir.

  • Hobi Edinmek

 İlgi duyduğunuz veya yapmak istediğiniz bir hobiniz var ise beklemeyin. Bir an önce onu yapmak için gereken hazırlıkları yapın. Bilimsel araştırmalara göre insanlar yapmak istedikleri şeyi başarınca mutlu olup kendilerine olan inancı artmaktadır.

  •  Kötü düşüncelerden kurtulmak

 Kendi içinizde kurduğunuz algıları yıkmanın zamanı geldi, “Ben başaramam” , “Hiç bir zaman bu kadar iyi olamayacağım” gibi kendinizi motive etmek yerine üzecek düşüncelerden uzak durmanın vakti geldi. Artık o düşüncelerden kurtulup kendinizi motive etmelisiniz. ” Ben bunu başaracağım” , “İstediğimi elde edene kadar durmayacağım” gibi sözler kullanmanız gerekiyor.

  •  Dış Görünüş ve Kişisel Bakıma dikkat etmek

 İnsanların özgüvenini yok eden şeylerden biri de aynaya geçtiğinde kendilerini beğenmemeleri veya karşısındaki kişinin onun dış görünüşüne söylediği olumsuz cümlelerdir. Kişisel gelişim için bu çok önemlidir. Artık insanların laflarını yutturma vakti geldi. Elbise dolabınızı tekrardan kendi zevkinize göre baştan aşağıya düzenleyin, Düzenli olarak duş almaya başlayın ve aynaya baktığınızda kendinizde olan değişimi fark ettim deyip kendinizle gurur duyun.

  •  Başardığınız şeylere tekrar tekrar bakın

 Başardığınız olan şeyleri her gün görüp okuyabileceğiniz bir yere yazın veya asın. Her gün bir kere başardığınız şeyleri okumak sizi motive edip, “Ben bunları başardıysam, daha iyilerini de başarabilirim” dedirttirecektir.

Kalabalık Ortamlarda Bulunmaktan Korkmak
Kalabalık Ortamlarda Bulunmaktan Korkmak

Kalabalık Ortamlarda Bulunmaktan Korkmak

Kalabalık Ortamlarda Bulunmaktan Korkmak
Kalabalık Ortamlarda Bulunma Korkusu

Kalabalık Ortamlarda Bulunmakta Korkmak

Agorafobi yaşayan insanlar kalabalık ortamlarda bulunmaktan korkarlar. Örneğin, kalabalık bir sırada beklemek veya toplu taşıma aracında bulunmak onlara huzursuzluk vermektedir.

Bu yüzden , bu kişiler bu şekil ortamlara yanında bir tanıdığı ile gitmeyi tercih ederler. Bazen bu korku ilerlediğinde , kişiler evden çıkamayacakları hissine de kapılabilmektedir.

Korkularla başa çıkmak zor olduğundan dolayı, agorafobi tedavisi de biraz zor olabilir. Psikolojik tedaviler ve ilaçlar ile kişi bu korkularını yenebilmektedir.

Agorafobiye Neden Olan Etkenler Nelerdir?

Agorafobiye neden olan etkenler kesin bir şekilde belli değildir. Genel olarak söylemek gerekirse , ilişkili olduğu neden kişide ki panik bozukluğudur.

Panik bozukluğu görülen kişilerin birçoğunda agorafobi de görülmektedir. Kişide agorafobi gözlemlenmesinin bir diğer nedenleri de şunlardır;

  • Madde bağımlılığı
  • Sosyal fobi
  • Anksiyete
  • Depresyon, bunalım
  • Geçmişte kötü bir olay yaşamak
  • Klostrofobi

Agorafobi Semptomları Nelerdir?

Agorafobinin belirtileri arasında bu korkuları sayabiliriz;

  • Kalabalık ortamlarda bulunmak
  • Toplu taşıma araçlarını kullanmak
  • Asansör , sinema ve mağazalar gibi kapalı alanlarda bulunmak

Bu durumlar, agorafobi yaşayan kirşlerde paniğe yol açmaktadır. Kişi  utanç verici bir durum ile karşılaşırsa buradan kaçamayacağından ve utanç duyacağını düşünür. En sık görülen psikolojik belirtileri ise;

  • Diğer insanlara yabancılık hissetmek
  • Dar ve kapalı alanlarda endişe duymak
  • Kalabalık ortamlarda kendini kaybetme korkusu
  • Uzun süre evlerinden uzakta kalmaktan korkmak

Agorafobi kendini çoğu zaman panik atak ile beraber de göstermektedir.

Agorafobi Tedavi Yöntemleri

Agorafobinin birçok tedavi yöntemi bulunmaktadır. Fakat bu tedavi yöntemleri birbiri ile kombine şekilde uygulanmaktadır. İşte kullanılan yöntemler şunlardır;

  • Psikoterapi
  • Maruziyet Tedavisi
  • İlaç Tedavisi
  • Yaşam Tarzında Değişiklikler

Psikoterapi Tedavisi

Psikiyatri uzmanının hastayla belirli dönemlerde yüz yüze yaptığı konuşma seanslarıdır. Bu yöntem ile agorafobi yaşayan kişilerin düşüncelerini değiştirmek amaçlanmaktadır.

Maruziyet Terapi Tedavisi

Bu tedavi , korkularla başa çıkmayı kolaylaştırmaktadır. Bu uygulama kişinin korkuları ile yavaş yavaş yüzleşmeye çalışmasını amaçlamaktadır.

İlaç Tedavisi

Antidepresan ilaçlar ile gelişme sağlamayı amaçlamaktadır.

Yaşam Tarzında Değişiklikler

Bu değişiklikler tam olarak bir tedavi niteliğinde olmasa da günlük yaşantıda kişinin duyduğu stres ve gerginliği azaltmaktadır.

Bu değişikler şunlar olabilir;

  • Düzenli spor yapmak
  • Sağlıklı beslenmek
  • Hobiler edinmek
  • Evde geçirilen zamanı azaltmak
  • Meditasyon ve yoga gibi rahatlatıcı aktiviteler yapmak
ucuz-psikolog-uzman-psikolog-farki-ankara-psikolog

Ucuz Psikolog ve Uzman Psikolog Arasındaki Farklar | Ankara Psikolog

Ucuz Psikolog vs Uzman Psikolog Farkı Günümüzde psikolojik destek ihtiyacı giderek artmakta, bu da Ankara psikolog arayışlarını …

sevgiliyle konuşulacak konular

Sevgiliyle Konuşulacak Konular

Sevgiliyle Konuşulacak Konular – İlişkinizi Güçlendirecek Sohbet Fikirleri Bir ilişkiyi canlı ve sağlıklı tutmanın …

Rüyada Eski Eşinin Barışmak İstediğini Görmek

Rüyada Eski Eşinin Barışmak İstediğini Görmek – Psikolojik Yorumu

Rüyada Eski Eşinin Barışmak İstediğini Görmek Psikolojik Anlamı ve Duygusal Yansımaları Rüyalar, bilinçaltımızın …